Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/19768 E. 2013/18219 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19768
KARAR NO : 2013/18219
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı altı adet dükkanı 11.11.2009 tarihinde davalı …’na, onun da 6.1.2009 tarihinde 1/2 hisse ile davalılar … ve …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu … ile davalılar … ve … 14.6.2011 tarihli ortak imzalı dilekçeleriyle aciz belgesi bulunmadığını,dava konusu taşınmazın önce davalı …’e satıldığını ancak … tarafından borçlunun borçları tasfiye edilemediğinden taşınmazının … ve …’a satıldığını,tapudaki bedel dışında davalı borçlunun çeşitli bankalara ve kişilere olan borçları nedeniyle 307.250,00 TL ödendiğini, taşınmaz için ödenen bedelin 321,000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlunun takip konusu alacağın doğumundan hemen önce adına kayıtlı ve üzerinde 200.000,00 TL ipotek bulunan dava konusu taşınmazları satış tarihindeki gerçek bedeli olan 424.800 TL’nin çok altında bir bedelle davalı …’e sattığı,
davalı …’inde gerçek değerin çok altında borçlunun kardeşi ve damadı olan diğer davalılara sattığı bu satışın İİK 278/3-2 bendi gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazların satışına ilişkin 11.11.2009 ve 6.1.2010 tarihli tasarrufların iptaline, davacının takip konusu alacağını tahsil edebilmesi için taşınmazlar üzerinde cebri icra işlemlerine devam etmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar …,… ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş bulunması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu önşartlar dava koşulu olup varlığı mahkemece res’en araştırılmalıdır.
Somut olayda, takip konusu borç mahkemenin de belirlediği gibi 30.12.2009 keşide tarihli çeke dayanmakta olup iptali istenen ilk tasarruf ise takip konusu borçtan önce 11.11.2009 tarihinde yapılmıştır.Çeklerde vade olmayacağı kural ise de,uygulamada ticari yaşamda ileri bir tarihte keşide edilmiş gibi çek düzenlendiği, bu tip çeklerin yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Uygulamada ve öğretide bu gibi hallerde borcun vade, ibraz ya da takip tarihinden önce doğduğu iddiasının varlığı halinde borcun gerçek doğum tarihinin tespiti gerektiği kabul edilmiştir. Somut olayda takip konusu borç 30.12.2009, keşide, 31.12.2009 ibraz tarihli çeke dayalı olduğundan, takip konusu borcun iptali istenen tasarruftan daha önce doğup doğmadığı yönünden davacıya delilleri sorulup bildireceği deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davalı borçlunun ev adresinde yapılan 29.4.2011 tarihli haciz tutanağı geçici aciz belgesi olarak kabul edilmişi ise de borçlu adına kayıtlı …plakalı araç ve 1264 ada 6 parselinin 1/4 hissesi üzerinde davacı alacaklının hacizleri bulunduğundan anılan hacizli araç ve taşınmazın kıymet takdiri yapılarak davacı önündeki geçerli haciz miktarları da gözönüne alınarak borçlunun aciz halinde olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre adı geçen davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’ya geri verilmesine 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.