Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4599 E. 2020/2688 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4599
KARAR NO : 2020/2688
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2017 tarih ve 2014/493 E. – 2017/28 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/06/2019 tarih ve 2018/1327 E. – 2019/728 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından 2011/80516 numaralı “LE WHIF” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından ‘’LE’’ markasına ve benzerlik nedenine dayalı itirazın hem Markalar Dairesi Başkanlığı ve hem de YİDK tarafından ret edildiğini, markalardaki esas unsurun “LE” olduğunu, genel görünüş nedeniyle markalar arasında bağlantı kurulacağının açık olduğunu ileri sürerek TPMK’nın YİDK’nın 2014-M-12001 sayılı kararının iptaline, davalının 2011/80516 sayı ile başvurusu yapılan “LE WHIF” markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının “LE'” markasıyla davalının “LE WHIF” ibareli başvuru markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, “LE” ibaresinin ortak ve asıl unsur olarak ön plana çıktığı, her ne kadar davalı marka başvurusunda 05 ve 30. sınıfta farklı emtialar gibi gözükse de emtiaların aynı mallara ve ürünlere ilişkin olduğu, taraf markalarındaki emtiaların müşterek olan 32. sınıftaki mallarla bağlantılı olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Türk Patent Marka Kurumunun 2014-M-12001 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davacıların itirazlarına mesnet markaların asli unsurunun “LE” ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, ancak gerek bilinen Türkçe bir anlamının olmaması gerek iki harften olması nedeniyle ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulünün gerektiği, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuru konusu ibareye yapılan “WHIF” ibareli ek ile davacı markalarından yeterince farklılaştığı, “LE WHİF” ibaresiyle “LE” ibaresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka başvurusunun itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itirazına dayanak ‘’LE’’ ibaresinin, davalı tarafından tescil edilmek istenen hizmet ve emtia sınıflarında doğrudan tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı ve bu ibarenin iki adet harften oluşması ve bilinen Türkçe bir anlamı olmadığından ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu, bu sebeple ‘’LE WHİF’’ ibareli davalı başvurusunun, davacıya ait ‘’LE’’ ibareli marka ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılmaya sebep olacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda olduğu gibi, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bilinen Türkçe anlamı olmayan ve tescil edilmek istenen hizmet ve emtia sınıflarında hizmet, mal, kalite, v.b., gibi marka unsurlarını tanımlayıcı niteliği olmayan ibarelerin ayırt edicilik gücünün zayıf değil yüksek olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davalı şirketin ‘’LE WHİF’’ ibareli marka başvurusunun “LE” ve “WHIF” olarak birden fazla ayırt edici ibare içerdiğinin ve davacının ‘’LE’’ ibareli marka başvurusu ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzer olduğu kabul edilerek, aynı veya benzer bulunan emtia ve hizmet sınıfları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.