YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10653
KARAR NO : 2013/14973
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
-K A R A R-
Davacı … ve Osman vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı borçlular, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic.AŞ, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic. AŞ, …, Klasis Turizm Pazarlama İşletmecilik ve Tic. AŞ aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların diğer davalılara yaptıkları satış ve devirlere ilişkin tasarrufun iptalini ve ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 05/06/2012 tarihli celsede Tekirdağ ve İstanbul ilinde bulunan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz konulmasına, taşınmazların yargılama sonuna kadar devir ve temlikinin önlenmesini teminen ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmiş bu karara davalılar …, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic.AŞ, ve … vekili ile Türkiye Halk Bankası AŞ vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Mahkemece, ihtiyati hacze yönelik itirazların reddi ile birleşen İstanbul 40. ATM’nin 2010/126 Esas sayılı dava dosyasında tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz nedeniyle belirlenen teminat yatırıldığından teminat miktarına yönelik itirazın reddine, 2012/31 Esas ve birleşik İstanbul 50. ATM’nin 2012/48 Esas ve birleşik İstanbul 44. ATM’nin 2012/64 Esas sayılı dava dosyalarında teminat alınmamış dava dosyasına ve eksik teminat alındığına ilişkin itirazları kısmen kabul edilerek ve söz konusu bu 3 dosyada aynı taşınmazın tasarruf iptali davasına konu edilmesi gözetilerek teminat miktarının her 3 dosya bakımından 150.000 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiş; verilen karar …, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic. AŞ, Maksi Enerji Elektrik Üretim AŞ ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nin 281. maddesine göre tasarrufun iptaline bakan Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder. Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Dava konusunun aynı ile ilgili olmayan durumda bu malların 3. kişilere devir ve temlikini önleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmediği için Mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararlarının aslında ihtiyati haciz mahiyetinde sayıldığı ve hüküm kesinleşinceye kadar bir sınırlama yapılmaması gerektiği şeklinde Dairemiz tarafından istikrarlı bir uygulama da mevcuttur.
Mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin kabulü neticesinde verilen kararlarda “ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz konulmasına, taşınmazların yargılama sonuna kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesini teminen ihtiyati
haciz şerhi konulmasına.” şeklinde ifadeler de kullanılmıştır. Öncelikle mahkemenin ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir olarak hangi kararı verdiği açık olarak belirtilmediğinden denetime imkan verecek nitelikte olduğu söylenemez.
HUMK’nun 388.maddesinin 3-5 bentleri (HMK’nın 297/1-c) hükümlerine göre mahkeme kararlarının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olay ve meselelerin özüne mahkemeyi sonuca götüren gerçeklerin ne olduğu hususlarını içermesi zorunludur. Yine Anayasanın 141/3 maddesi hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenlemektedir. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığı anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK’nun 428. (HMK’nın 369.) maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanır. Diğer bir ifadeyle Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Somut olayda hangi gerekçe ile ihtiyati tedbir zımnında bir ihtiyati haciz konulduğuna ilişkin gerekçe bulunmamaktadır. Hal böyle olunca öncelikle ihtiyati haciz ile ilgili kararın yukarıda belirtilen nedenlerle denetime olanak verecek şekilde olmaması ve ne gerekçe ile ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verildiği hususunu içermediğinden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic. AŞ, Maksi Enerji Elektrik Üretim AŞ ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 11/02/2013 tarihli kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, Hamoğlu Turizm ve Otelcilik San. ve Tic. AŞ, Maksi Enerji Elektrik Üretim AŞ ve …’na geri verilmesine 4.11.2013 gününde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.