Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/5060 E. 2022/7188 K. 14.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5060
KARAR NO : 2022/7188
KARAR TARİHİ : 14.06.2022

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından ve CMK’nun 299. maddesi gereğince,
bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34. ve 230/1-b, CMK’nın 289/1-g maddeleri ile Ceza Genel Kurulu’nun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, katılan, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken; yazılı şekilde, gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
1-Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin incelemede;
Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 22/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği ,89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden 11/03/2013 tarihinde 3. kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı , bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 14/03/2013 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağının anlaşılması karşısında, bu gerekçe ile atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de,sonucu itibariyle doğru olduğundan, eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat talebine ilişkin incelemede ise;
İcra İflas Kanunu’nun 89/4. maddesinde; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddenin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” hükmü düzenlenmiş olup, şikayetçi vekilinin tazminata ilişkin talebiyle ilgili mahkemece işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.