Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9795 E. 2013/15421 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9795
KARAR NO : 2013/15421
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2011/12362 sayılı takip dosyasından, 04.01.2012 tarihinde, davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, ayrıca icra baskısı altında icra kefili olmayı kabul ettiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını, icra kefilliğinin iptalini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun davacının boşandığı eşi olduğunuve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile işyerini boşandığı eşine devrettiğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu haczin borç kaynağı senette belirtilen ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, haciz sırasında mahalde borçluya ait belgelerin bulunduğu, İİK’nun 44.madde koşullarına uygun devir yapılmadığı ve BK’nun 179,maddesi geriğince 3.kişinin borçlurdan sorumlu olduğundan ayrıca icra kefilliği yönünden davacınnı irade fesadına uğradığına dair hukuken geçerli ve yeterli bir delil sunulmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında, dava ancak takip dışı 3.kişi veya alacaklı tarafından açılır. Borçlunun böyle bir dava açma hakkı bulunmamaktadır. Davacı 3.kişi dava konusu 04.01.2012 tarihli haciz sırasında takip konusu borcun tamamına icra kefili olmuş ve adına çıkartılan icra emrini 03.02.2012 tarihinde tebliğ alarak borçlu sıfatını kazanmıştır. Bu durumda istihkak davası açma sıfatı kalmadığından, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi temyiz diğer temyiz itirazlarının reddi ile 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5.bendindeki “510,00TL nisbi” ibaresinin çıkartılarak yerine “400,00TL maktu” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.