Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16145 E. 2013/17397 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16145
KARAR NO : 2013/17397
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği …’ün davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı anne için 3.200,00 TL maddi, davacı baba için 3.200,00 TL maddi, davacı şirket için 1.600,00 TL maddi, tazminat talep etmiş, 10.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 32.707,61 TL artırdıklarını bildirmişlerdir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı anne için 16.472,64 TL maddi, davacı baba için 14.402,51 TL maddi, davacı şirket için 3.600,63 TL maddi tazminata karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 388. maddesi (6100 sayılı HMK’nun 297. md) uyarınca mahkeme kararında, iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, hüküm sonucu kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt
uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanunun 389. maddesinde de “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükmüne yer verilmiştir (6100 sayılı HMK’nun 297 ve 298. md.). Belirtilen madde hükümlerine göre hakim gerekçeye uygun karar vermek zorunda olup gerekçe ile hüküm birbirine uygun olmalıdır.
Mahkemece hükmün gerekçesinde, hatalı olarak karar verildiği belirtilip hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması için bu şekilde karar verildiği bildirilmek suretiyle HUMK’nun 388 ve 389. (6100 sayılı Kanunun 297 ve 298. md) maddelerine aykırı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 9.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.