Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/104 E. 2013/17998 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/104
KARAR NO : 2013/17998
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalının traik sigortacısı olduğu aracın yaya olan desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu,davalı şirkete başvuru yapılıp bir miktar destekten yoksun kalma tazminatı alınsa da ödemenin yeterli olmadığını belirterek, 1000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş iken, ıslah dilekçesi ile 6.534,19 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın ıslah nazara alınarak 6.534,19 TL üzerinden kabulüne, alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine yöneliktir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten
itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.Bu durumda mahkemece davacının sigorta şirketine başvuru belgesi ve bu başvurunun tebliğine dair belgeler ilgili yerlerden celbedilip temerrüt tarihi hesaplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.