Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14754 E. 2013/16536 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14754
KARAR NO : 2013/16536
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı sürücüsünün kusurlu hareketi ile müvekkilerinin desteğine çarparak hayatını kaybetmesine neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı anne ve baba için 3.000,00’er TL, davacı kardeşler Sezer ve Gözde için 1.000,00’ er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile; kardeşleri Sezer ve Gözde için 5.000,00’er TL manevi, diğer davacı kardeşler için 10.000,00’ar TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiş; maddi tazminatın tahsilinde davalı … şirketinin 22.374,51 TL ödeme yaptığını; bu ödemeyi müvekkillerinin “fazlaya dair haklarını saklı tutarak aldıklarını” belirterek; kalan zarar için bu taleplerde bulunduklarını; maddi zarardan tüm davalıların, manevi zarardan ise davalı … dışındaki davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslah yoluyla, davacılardan anne … için talebini 19.533,20 TL’ye, baba … için talebini 10.211,86 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, ödenen bedelin aktüer bilirkişi tarafından belirlendiğini ve gerçekçi rakam olduğunu; bununla müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkil sürücülerinin kusurlu bulunmadığını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, özellikle manevi tazminatta amacın cezalandırma olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile … için 19.533,20 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, … için 10.211,86 TL TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline, bu tahsilat yapılırken Axa Sigorta A.Ş’den yapılacak tahsilatlarda dava tarihinden, diğer davacılardan yapılacak tahsilatlarda ise olay tarihinden itibaren yasal faiz alınmasına, Gözde ve Sezer yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddine, davacı Anne Netice için 10.000,00 TL, davacı baba … için 10.000,00 TL, davacı kardeşler …, …, …, …,… için, ayrı- ayrı 3.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalılar …ve Bilge Elektronik Güvenlik ve Bilgisayar sistemleri ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ den tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde
temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Somut olayda, davacılar tarafından dava açılmadan önce davalı … şirketine karşı yazılan ihbar yazısının tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edildi ise ihbar tarihi araştırılmamıştır. O halde ödeme ile ilgili ihbar yazısının tebliğ tarihinin araştırılmak suretiyle faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de,hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin m.10/2. Maddesinde davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği ön görülmüştür. Somut olayda davalılar yararına 400,00-er TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına ayrı ayrı 1.200,00-er TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.