YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15159
KARAR NO : 2013/17321
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılara ait bina çatısından düşen kereste ve sac parçalarının müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 8.106,77,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ile diğer davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre olay tarihinde meydana gelen fırtına (afet) nedeniyle kimsenin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nun 1301.maddesinden (6102 sayılı TTK’nun 1472.maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
B.K.nun 58. madde (6098 S.Borçlar Kanunu,md.69) hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur.
Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Diğer yandan özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur (kast veya ihmal) unsurlarının bulunması zorunlu değildir. Bu gibi hallerde, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması yani objektif koşulu gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca sübjektif koşula diğer anlatımla kusura ihtiyaç yoktur. Özellikle kusursuz sorumluluk hallerinde durum böyledir. Zarar, ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali bulunanlarda zarardan sorumlu olur.
Somut olayda, davacı vekili davalılara ait (davalı … ‘in bina maliki, diğer davalının ise bu binadaki bilardo salonunu işleten ve araca zarar veren cisimlerin konulduğu iddia edilen eklentiyi kullanan sıfatıyla) bina çatısından düşen kereste ve sac parçalarının müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğu iddiasıyla dava açmış, davalılar davanın reddini savunmuş ve mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamına göre, sigortalı aracın olay günü meydana gelen fırtınada belirtilen şekilde hasarlandığı sabit olmasına karşın, hasara neden olan cisimlerin anılan binadan düşüp düşmediği hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmuş olmadığı gibi, yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile ek raporda olay tarihinden sonra bina çatısının onarılmış halinin fen ve sanat kurallarına uygun olduğu belirlenmiş ise de; toplanan deliller bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, ilgili belediyeden (varsa) inşaatla ilgili kayıtlar (bina ruhsat ve imar projesi, tadilat projeleri vs.) getirtilerek ve gerektiğinde, önceden rapor alınan (veya başka) bilirkişilerin katılımıyla ve mümkün olduğu takdirde tutanak imzacısı görevlilerin de hazır bulundurulması suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp, tüm dosya kapsamı itibariyle, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor ya da ek rapor alınmasından sonra, mahkemece binanın yapım yılı, olay tarihindeki durumu, davalı …’in davacı sigorta şirketine hitaben yazdığı 16.4.2008 tarihli dilekçe içeriği vs. hususlar birlikte tartışılıp irdelenerek, gerektiğinde sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar yönünden de hasar uzmanı bilirkişiden rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre
karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.