Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13931 E. 2013/16013 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13931
KARAR NO : 2013/16013
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın davacıya ait çekici ve dorseye çarpması nedeniyle aracın ağır hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 120.000 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 135.445 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … vekili, olay tarihinde geçerli olan araç başı teminat limiti olan 15.000 TL’nın davacıya ödendiğini, kazada birden fazla aracın hasar görmüş olması nedeniyle garame hesabı yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 135.445,00 TL tazminattan sigorta şirketi tarafından ödenen 15.000 TL’nın mahsubu ile 120.445 TL’nın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan tahsiline, sigorta şirketinin 8.188 TL üzerinden hesaplanacak faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I-Mahkemece oluşturulup, duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, HMK.294 ve 297.madde belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkemece kısa kararda, hüküm fıkrası
oluşturulurken taraflara yüklenen borçlar belirtilmiş, ancak gerekçeli karar yazılırken kısa kararda yazılmamış olan üçüncü bend hüküm fıkrasına eklenerek hüküm karıştırılmış birbiriyle çelişen ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
II-Kabul şekline göre;
1-Davalı …’ın temyiz itirazları yönünden HMK.nun 266 (HUMK.275) ve devamı maddelerine göre çözümü özel bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konulardandır. Mahkemece davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi için karayolları fen heyetinden seçilecek makine mühendisi bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişi tarafından verilen rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davalı … şirketinin temyiz itirazları yönünden; hükmolunan tazminat miktarının sigortanın sorumlu tutulduğu miktarı geçtiği hallerde sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu miktara isabet eden oran dahilinde sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve Mapfre Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.