Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5427 E. 2011/7423 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5427
KARAR NO : 2011/7423
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ : …. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …hakkında şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Gerekçeli kararda sanık …’nın isminin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
01.06.2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetleri” başlıklı “Üçüncü Kısım’m” “Birinci Bölüm”ünün 4 6/d maddesi uyarınca tutulması zorunluluğu bulunan “duruşma günleri defteri”, aynı Yönetmeliğin 50. maddesinin birinci fıkrasında, “mahkemelerin iş durumlarına göre duruşma yapılacak gün ve saatlerin bir sıra dahilinde yazıldığı defter” olarak tarifi yapılmış, yine aynı Yönetmeliğin “Duruşma listesi” başlıklı 81. maddesinde de, “Duruşmalı işlerde mübaşir tarafından; mahkemesi, mağdur, şikayetçi ve sanık ile vekillerinin isimleri ve duruşma tarih ve saati yazılmak suretiyle bir liste düzenlenir ve bu liste duruşma salonu dışında herkesin görebileceği bir yere asılır. Bu listelerin bir sureti ayrı bir dosyada saklanır.” hükümleri dikkate alındığında, mahkemenin her dava dosyası için değişik saatler belirleyerek duruşmalara devam etmek, böylelikle taraflara ve vekillerine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesindeki “…meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip…” olduğu güvencesini vermek ve tarafların usul hükümlerine riayet edip etmediklerinin denetimini mümkün kılmak yerine, büyük çoğunluğu (1. sıradan 25. sıradaki dava dosyasına kadar 10.00), (26. sıradan 50. sıradaki dava dosyasına kadar 10.30) saat verilmek suretiyle yaratılan bu belirsizlik taraflardan biri aleyhine haksız bir sonuca sebebiyet verilmemesi açısından, tarafları gelmeyen davaların, duruşmaların bitmesi muhtemel veya mümkün olan en son saat beklenerek, sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.