YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/397
KARAR NO : 2013/17676
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve trafik (…) sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, sürekli ve geçici iş göremezlik yönünden ıslahla birlikte toplam 13.899,94 TL. maddi tazminat ile 250,00 TL. tedavi giderinin her iki davalıdan, 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalı …’dan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare, davalı … hakkındaki davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tedavi gideri talebinin 6111 S.Kanun uyarınca bu zarar kaleminden … sorumlu olduğundan reddine, davalı … şirketi hakkındaki geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin ıslah edilen maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-) Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”,
Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır ,Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların bu yöndeki delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) 2918 sayılı KTK’nun 99 ve … Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş
günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda, davacı tarafça dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun bir müracaat yapılmadığı anlaşıldığından, davalı … şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü yolundaki mahkeme kabulü doğrudur. Ancak, davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri göz önünde bulundurularak hükmedilen tüm tazminat yönünden davalının temerrüde düştüğü dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.