YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/421
KARAR NO : 2013/17976
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’in yönetimindeki aracın davalıların sürücüsü, işleteni ile sigortacısı olduğu beton mikserinin çarpması nedeniyle hasarlandığını, araçta meydana gelen değer kaybının yanında davacıların yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla, araç maliki davacı … bakımından araçtaki değer kaybı ile tedavi masrafı nedeniyle toplam 4.000,00 TL maddi, diğer davacılar için ise 1.000,00 TL tedavi gideri ile her üç davacı için 1.000’00 ‘er TL manevi tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … sorumluluk miktarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tüm davacılar için işgücü kaybı ve tedavi gideri nedeniyle 765,79 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 1.300,00 TL maddi tazminat ile yaralanma nedeniyle herbir davacı için 1.000,00’er TL manevi
tazminatın davalı … dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinin başlık bölümünde fazlaya dair talep hakkı saklı tutularak 9.000,00 TL’nın yasal faiz talepli olarak istendiği yazılmış, ancak netice kısmında faizden bahsedilmemiştir. Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacılar lehine hükmedilen miktar hakkında faiz başlangıç tarihi yazılmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil, bozma nedeni ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektiririr nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/II maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “20.65.79-TL’nin” ibaresinden sonra gelmek üzere “dava tarihi olan 01.02.2010’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” tümcesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “3.000,00 TL manevi tazminatın” tümcesinden sonra gelmek üzere “dava tarihi olan 01.02.2010’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” kelimelerinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.