Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/18358 E. 2013/17094 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18358
KARAR NO : 2013/17094
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalıya kaskolu aracın dava dışı …nın idaresinde iken meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle hasarlandığını, ancak davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 57.347,00 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, aracın rayiç değerinin poliçe bedelinden düşük olduğunu, gerçek değer olan 60.000, TL’nı ödemeyi davacıya teklif etmelerine rağmen durumun davacı tarafça kabul edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aracın onarımının mümkün olması nedeniyle 56.053,05 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2013 tarihinden itibaren 1.820,00 TL’na çıkarılmış olup, temyize konu karar mahkemece reddedilen 1.293,05 TL’lık bölüme ilişkindir. Bu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin yukarıda belirtilen ve kesinlik sınırının altında kalan miktarın reddine yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin hüküm altına alınan miktar hakkında faiz bakımından yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1. Maddesi gereğince, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. 21.10.2012 tarihinde meydana gelen kaza ve hasara ilişkin olarak inceleme sonucu ekspertiz raporu 24.12.2012 tarihinde düzenlenmiş olup, ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı … şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına ticari faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin talep edilen tazminattan reddedilen 1.293,05 TL’lık bölümü hakkındaki temyiz dilekçesinin(isteminin) REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde bulunan “dava” kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine “24.12.2012” ibaresinin, yine aynı fıkrada yer alan “yasal” kelimesinin çıkarılarak yerine “ticari” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
aşağıda dökümü yazılı 3.804,68 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …Ş.’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.