YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11893
KARAR NO : 2012/997
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişiler vekili, ,,,İcra Müdürlüğü’nün 2009/10346, 10347, 10349, 10350 ve 10351 esas sayılı takip dosyalarında haczedilen menkullerin ev eşyaları olup müvekkillerine ait olduğunu, haciz mahallinin resmiyette borçlu şirketin merkezi olarak gösterilse de müvekkillerinin (şirket ortaklarının) meskeni olduğunu ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirketin merkez adresinde yapıldığını, ödeme emirlerinin haciz adresinde borçluya tebliğ edildiğini, dava konusu hacizden önce aynı adreste yapılan 15.10.2009 tarihli hacze davacılar tarafından itiraz edilmediğini savunarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin davacıların ev adresinde gerçekleştirildiği, mahcuzların ev eşyası niteliğinde olduğu, borçlu şirkete ait olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 28.12.2009 tarihinde, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan resmi adresinde, borçlu şirket yetkisilinin huzurunda yapılmıştır. Ödeme emri de bu adreste tebliğ edilmiştir. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksini davacı 3.kişi kesin ve inandırıcı delillerle ispat etmelidir. Davacılar vekili resmiyette borçlu şirketin merkez adresi olarak görünen haciz adresinin esasen müvekkillerinin ikamet adresi olduğunu ileri sürmüş ise de davacıların ikamet adreslerinin “….Sok. No:3/1-2-3-4” olduğu ve haciz adresinden farklı bulunduğu ticaret sicili kayıtlarından anlaşılmaktadır. Diğer yandan dava konusu 28.12.2009 tarihli haczin yapıldığı adreste, ….İcra Müdürlüğü’nün 2009/10350 sayılı takip dosyasından 15.10.2009 tarihinde de haciz yapılmış ancak, davacılar o hacze ilişkin istihkak iddiasında bulunmamışlardır. Davacıların dayandığı temini her zaman mümkün bulunan ve ayırt edici özellikleri olmayan faturalar karine aksini ispata yeterli olmadığı gibi bu faturalardaki 3.kişilere ait adreslerin haciz adresi olmadığı da ortadır. Bu durumda davacılar mülkiyet karinesi aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edememişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 2.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.