Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6548 E. 2012/1510 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6548
KARAR NO : 2012/1510
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu araca davalı …’ın sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen 9.628,14 TL hasar bedeli ve 500 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 10.128,14 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesine davacının aracı süratli kullanmasının neden olduğunu, müvekkilinin kazada hiçbir kusurunun olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan … Sigorta A.Ş. vekili, poliçenin kazanın meydana gelmesinden sonra tanzim edilmiş olması nedeniyle rizikonun teminat dışında olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 9.347 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsiline, davalı Aviva Sigorta A.Ş.’ye açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde davalı olarak …’ı göstermiş, yargılama esnasında HUMK’nun 49 ve takip eden maddeleri gereğince, dahili dava dilekçesi ile … Sigorta A.Ş.’nin davaya dahil edilmiş, mahkemece, … Sigorta A.Ş.’ye yönelik davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, davaya ihbar olunan şirketi dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmediğinden taraf sıfatı yoktur. Usul hükümlerine göre de, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya alehine hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. O halde davaya ihbar olunan … Sigorta AŞ hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; HUMK’un 417/1 maddesi (6100 Sayılı HMK’nın 326.maddesi) gereğince, davada haksız çıkan taraf, kendisini vekille temsil eden karşı tarafa yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekir. Hükmün 6. bendinde davalı …’dan maktu vekalet ücretinin alınarak dahili davalı … Sigorta A.Ş.’ye verilmesine şeklinde hüküm kurularak davalıdan davalıya vekalet ücreti ödenmesine yol açacak şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerledavalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.