Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7288 E. 2012/2040 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7288
KARAR NO : 2012/2040
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalı … kullanımında iken diğer davalı …’ın sürücüsü olduğu araçla çarpışarak hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini bildirerek hasar bedeli ve değer kaybı toplamı 11.530 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 11.530 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK’nun 275. ve devamı (6100 sayılı HMK’nun 266. ve devamı) maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece kusur ve hasar yönünden avukat bilirkişiden alınan rapor hükme esas kalınarak hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece, kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzmanlığı bilinmeyen bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Asıl davayı karara bağlayan mahkemece diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi delil tespiti giderlerinin ve bu arada vekalet ücretinin de davada haksız çıkan tarafa yükletilmesine karar verilmelidir. 22.3.1976 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği delillerin tespiti işlemlerinde ilerde haksız çıkacak taraftan alınmak üzere takdir edilecek vekalet ücretinin HUMK’un 423/6. maddesinde (6100 sayılı HMK’nun 323/1-ğ maddesinde) belirtilen vekalet ücretinden ayrı tutmaya imkan yoktur. Davacı, dava açılmadan önce Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/14-14 Değişik İş sayılı dosyası ile vekili vasıtasıyla delil tespiti yaptırarak aracındaki hasarın belirlenmesini sağladığına göre, bu tespit için kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin de hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.