YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10757
KARAR NO : 2012/3479
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar …, … ve …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında kendilerine ait taşınmazları diğer davalıya sattıklarını öne sürerek yapılan satışların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda amaç alacaklı davacı tarafından alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. İİK.nun 281/son maddesi hükmüne göre ise “davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim duruma göre her birini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder”. Somut olayda davacı banka vekili mahkemeye vermiş olduğu 23.05.2011 tarihli dilekçe ile “tapu iptali ve tescil davasından taraflarla karşılıklı anlaşarak bankamız alacağı tahsil edildiğinden feragat ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuş, yine duruşmadaki beyanında da davalıların borcunu kapatmaları nedeniyle davadan feragat ettiklerini bildirmiş, mahkeme bu
beyanları hakkın özünden feragat olarak kabul ederek davanın reddine ve yargılama giderlerini davacı taraf üzerinde bırakarak davalılar lehine vekalet ücretine hükmetmiştir. Ancak davacı tarafın gerek verdiği dilekçede gerekse duruşmadaki beyanlarından haklarının özünden feragat etmedikleri, sadece alacaklarını tahsil etmeleri nedeniyle dava yolu ile takipten vazgeçtikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların delillerinin toplanması, yasa maddelerinde düzenlenen iptal şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun değerlendirilmesi, davanın açılmasına davalı tarafın neden olup olmadığının irdelenmesi ondan sonra İİK.nun 281/son maddesi göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan davacı vekili ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 22.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.