Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/257 E. 2012/1824 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/257
KARAR NO : 2012/1824
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı birleşen dosyada şikayetin kabulü ile istihkak davasının konusuz kaldığından buna karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde birleştirilen dosya davalısı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, …. İcra Müdürlüğü’nün 2009/29951 sayılı Takip dosyasında 23.10.2009’da borçlu şirketin adresine hacze gidildiğini, bu sırada hazır bulunun Golf Gıda Ltd. Şti. yetkilisinin mahcuzların borçlu şirket tarafından üçüncü kişiye satıldığını, üçüncü kişi şirket tarafından da kendilerine satıldığını beyan ettiğini, bu koşullarda İİK’nun 99. maddesinin uygulanamayacağını, iş yeri devri yapıldığını, ancak bununla ilgili yasal gereklere uyulmadığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, borçlu şirketin üçüncü kişinin distribütörü olduğunu, borcuna mahsuben iş yerindeki mahcuzların alındığını, ancak devrin hacizden önce yapıldığını, daha sonra da … Gıda Ltd. Şti.ne kiraya
verildiğini, hatta anılan borç nedeni ile borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece sunulan delillere göre: “somut olayda İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğu, bu nedenle şikayet başvurusunun kabulü gerektiği, bu koşullarda davacı alacaklının açtığı davanın da konusuz kaldığı” gerekçesi ile birleşen dosyada şikâyetin kabulü ile İİK’nun 99. maddenin uygulanmasına yönelik icra müdürlüğü kararının iptaline, istihkak iddiası ile ilgili İİK’nun 96, 97. maddelerin uygulanmasına, istihkak davası konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir,
Uyuşmazlık konusu, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak iddiası” ve birleşen dosyada ise İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasına yönelik “şikâyet başvurusu” niteliğindedir.
Mahkemece istihkak davası ile aynı hacze yönelik İİK’nun 99. maddesinin uygulanması ile ilgili İcra Müdürlüğü kararına karşı yapılan şikâyet başvurusu birleştirilmiş, yargılamaya istihkak davası üzerinden devam edilerek sonuçlandırılmıştır.
Ne var ki istihkak iddiasının ele alındığı dava teknik anlamda bir davadır. Amacı hacizli eşya ya da hak üzerinde cebri icranın devam edip etmeyeceğini belirlemektir. Üçüncü kişi mülkiyet, rehin vb. haklara dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir, buna göre dava da üçüncü kişi ya da alacaklı tarafından açılabilir. Borçlu bu davayı açamaz. İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Duruşmalı inceleme yapılması, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4’ünün başlangıçta peşin olarak alınması gerekir. Dava kabul ile sonuçlandığında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu davalarda genel yetki kuralının yanı sıra özel yetki kuralı da getirilmiştir. Yargılama sonucunda verilecek karar ise istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması ya da satış bedelinin ödenmesine ya da istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
İİK’nun 16. maddesi uyarınca ileri sürülen şikâyet başvurusu ise teknik anlamda bir dava değildir. Amacı ise yasaya aykırı veya olaya uygun olmayan işlemin kaldırılması veya düzeltilmesi ya da yerine getirilmeyen veya sürüncemede bırakılan işlemin yapılmasının sağlanmasıdır. Davacısı borçlu ya da takip alacaklısıdır. Üçüncü kişi takibin dışında yer aldığı için şikâyet başvurusunda bulunamaz. Dosya üzerinden ele alınıp incelenebilir ve maktu karar ve ilam harcına tabidir. Kararla birlikte maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Genel yetki kuralı geçerlidir. İşlemi yapan İcra Müdürlüğü’nün bağlı bulunduğu yer İcra Mahkemesi’nce ele alınıp incelenmesi gerekir. Şikâyet başvurusu sonucunda verilen karar ise hatalı işlemin iptali ya da düzeltilmesine ilişkindir.
Görüldüğü gibi istihkak davası ve şikâyet başvurusu arasında amaç, konu, taraflar, süre, yargılama yöntemi, harç ve vekâlet ücreti gibi birçok konuda önemli farklar vardır ve bir arada ele alınıp incelenerek sonuçlandırılmaları mümkün değildir.
Mahkemece şikâyet başvurusuna ilişkin dosyanın istihkak davasından ayrılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda İcra Müdürlüğü’nün sehven İİK’nun 99. maddesini uygulaması, istihkak davasında İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun ve karinenin aksini ispat yükünün kime düştüğünün belirlenmesi açısından önemlidir. Ne var ki davanın konusuz kalması sonucunu doğuran bir durum olarak kabul edilemez.
Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 20.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.