YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6067
KARAR NO : 2012/10895
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 24 parsel sayılı 12443.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mirasçılarının kim olduğu tam olarak bilinemediğinden ölü … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazın bir bölümünün Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişme konusu 102 ada 24 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 12073.20 metrekarelik bölümünün tespit maliki … adına; (A) harfi ile gösterilen 370.69 metrekarelik bölümünün ayrı parsel numarası ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 370.69 metrekarelik bölümünün kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Hazine kamulaştırma kararına dayalı hükmen oluşan ve tescil krokisi bulunan kayıtlarına dayanılmıştır. Bu kayıtlardan 01.03.1991 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile 27.02.1978 tarih ve 135 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmamış olduğu gibi, mahalline uygulanan 27.02.1978 tarih 134 ve 01.03.1991 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kayıtlarının da uygulamasına ilişkin fen bilirkişi raporu da hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. fen bilirkişi raporunda tapu kayıtlarından 01.03.1991 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazın (A) bölümü ile bir kısmının da dava dışı Hazine’ye ait 102 ada 21 sayılı parseli kapsadığı belirtilmiş ise de sadece tapu kapsamının (A) bölümü gösterilmiş, 21 sayılı parseldeki bölümü gösterilmemiştir. Tapu kaydı krokisinin bir bütün ve tam olarak nereye ait bulunduğu krokisinden anlaşılamamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yeniden yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddesi gereğince davacı Hazinenin dayandığı tüm tapu kayıtları ve dayanağı tescil haritalarının zemine çakıştırma yapılarak uygulanmalı, kapsamları belirlenmeli, fen bilirkişisinden dayanılan tapu kayıtlarının kapsamlarını tam olarak gösterir krokili rapor alınmalı, bundansonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.