YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16302
KARAR NO : 2013/17797
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen tek taraflı kazada yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek ıslahla birlikte 6.204,90 TL geçici iş göremezlik zararı ile 79.947,66 TL sürekli iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, ayrıca olayda hatır taşıması bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak toplam 68.922 TL maddi tazminatın-dava dilekçesi ile istenen 20.000 TL’si için dava, bakiye kısmı için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklana geçici ve sürekli iş göremezlik zararı istemine ilişkindir.
Davalı tarafça hatır taşıması savunmasında bulunulmuş, mahkemece olayda hatır taşımasının olduğu kabul edilerek tazminattan %20 oranında indirim yapılmıştır.
Somut olayda;
Davacı …, dava dışı sürücünün yeğeni olup, davacı ile sürücü arasında dayı – yeğen şeklinde yakın akrabalık bağı bulunduğu ve olay günü de birlikte düğüne gittikleri esnada trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Maddi ve manevi menfaatin bulunduğu dayı – yeğen arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmamasına rağmen aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davalı … şirketi, hükmolunan tüm tazminat yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünden, kabul edilen tüm tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.