Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/18509 E. 2013/17802 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18509
KARAR NO : 2013/17802
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalının aracının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, aracın ehliyetsiz sürücü sevk ve idaresindeyken meydana gelen kaza dolayısıyla zarar görenlere 21.926,49 TL ödeme yaptığını, olayda rücu koşullarının oluşması nedeniyle davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, aracı kullanan oğlunun …’ye verdiğini, …’nin ise aracı ehliyetsiz sürücüye teslim ettiğini, bu nedenle sorumluluğunun kendisinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile … 20.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7420 sayılı dosyasında davalı borçlunun 17.550,76 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden icra takibinin devamına, yasal şartları bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davacının üçüncü kişiye ödediği tazminatın, araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Rücu alacaklısı olan davacı … şirketinin, üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı sigortalı temerrüde düşmüş olup, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bendinde yer alan “takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 898,89 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.