Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14652 E. 2013/15494 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14652
KARAR NO : 2013/15494
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği …’nın davalının trafik Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı anne için 500,00 TL maddi, davacı baba için 500,00 TL, maddi tazminat talep etmiş, 07.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı anne için 4.628,64 TL, davacı baba için 4.541,07 TL, maddi tazminat talebini artırdığını bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davacı anne için 5.128,64 TL, davacı baba için 5.041,47 TL, maddi tazminata karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada davalı şirkete sigortalı motosiklet sürücüsü %100 kusurlu bulunmuş,motosiklette yolcu olarak bulunan destek …’nın atfı kabil kusurun bulunmadığı bildirilmiştir. Bu oranlar müteselsilen sorumlular arasındaki ihtilafta dikkate alınabilecek olmakla birlikte, destek …’nın yolcu taşıma aracı olmayan motorsiklete kendi isteği ile binmesi karşısında hayatını kaybetmesinde müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, BK.’nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca, olayda hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı, hangi nedenle ve ne oranda yapılacağı hususunda taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.