YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12399
KARAR NO : 2013/17652
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla alacaklısı davalı … olan 10.2.2008 tanzim 10.8.2009 vadeli 218.000,00 TL’lik vadeli senet verdiğini, hakkında muvazaalı olarak takip yaptırdığını belirterek davalılar arasındaki muvazaalı borçlanma nedeniyle davalı … tarafından davalı … aleyhine yapılan … İcra Müdürlüğünün 2011/291 takip sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu alacağa ilişkin itirazın iptali davasının kesinleşmediğini, iptali istenen tasarrufun gerçek bir borçlanmaya ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, müvekkili tarafından davalı …’e borç verilmesi nedeniyle 10.2.2008 tanzim tarihli 218.000,00 TL’lik senedin alındığını ve takibe konulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia ,savunma toplanan delillere göre; davalı … tarafından davalı … aleyhine başlatılan … İcra Müdürülüğünün 2011/291 sayılı takibinin, itirazın iptali davasına ilişkin karardan bir gün sonra başlatılması, takip konusu senedin düzenleme tarihinin resmi olarak tespitinin mümkün olmaması, takibin ertesi günü borçlu…’in İcra Müdürlüğüne giderek ödeme emrini elden alıp takibi kesinleştirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması ve bu işlemin davacının alacağını sonuçsuz bırakmaya
yönelik muvazaalı işlem olduğu kanaatını uyandırdığı, davalıların aralarındaki alacak borç ilişkisini ispatlayamadığı gibi borç ilişkisinin sebebi konusunda çelişkili beyanda bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, … İcra Müdürlüğünün 2011/291 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması,borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması,iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda takip konusu alacak 20.10.2006 tarihli fatura alacağına ilişkin olup davacı tarafından borçlu hakkında yapılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmiştir.Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/69 Esas 2011/64 Karar sayılı 16.2.2011 tarihli ilamıyla davanın kısmen kabulü ile 135.180,00 TL üzerinden borçlunun itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.İtirazın iptaline ilişkin hükmün kesinleşip kesinleşmediği belli olmadığından mahkemece bu husus araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
1.3.2011 tarihli haciz tutanağı geçici aciz belgesi olarak kabul edilmiş ise de davalı borçlu adına kayıtlı … plakalı araç ile 13 taşınmaz da hissesi ve … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/229 Esas 2010/340 Karar sayılı ilam gereğince davacıdan 100.960.00 TL alacaklı (anıla ilam temyiz aşamasında olup … İcra Müdürlüğünün 2010/1965 sayılı takip dosyası ile 220.221,33 TL üzerinden takibe konulmuştur) olduğu anlaşıldığından borçlunun belirtilen malvarlığının değeri tespit edilerek aciz halinde
olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
İptali istenen tasarrufa konu 10.2.2008 tanzim 10.8.2009 vadeli 218.000,00 TL meblağlı bono davalılar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiği ve davalı …’ın tacir olduğu belirtildiğinden davalı …’ın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalılar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; dava konusu tasarrufun davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken muvazaalı takibin tümden iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.