Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14767 E. 2013/17811 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14767
KARAR NO : 2013/17811
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu kamyonet üzerine yüklenmiş tahtaların kayması sonucu, aracın kasasındaki yük üzerinde bulunan davacılar murisi …’ın araçtan düşerek vefat etmesi nedeniyle desteklerini yitirdiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her davacı için ayrı ayrı 500 TL. maddi tazminatın davalılardan, davacı … için 20.000 TL. diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini … için 28.230,48 TL. … için 4.086,02 TL. Sümeyye için 3.142,43 TL. … için 2.356,09 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı … şirketi davanın reddini savunmuş, diğer davalılar vekili kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini,davacılar desteğinin kendi iradesi ile araç üzerinde yolculuk ettiğini, davalılara yüklenecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminat talebi yönünden, … için 28.230,48 TL. … için 4.086,02 TL. … için 3.142,43 TL. … için 2.356,09 TL.maddi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat yönünden, davacı … için 5.000 TL. diğer davacılar için ayrı ayrı 2.500 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı … …’ın 22 yaşına kadar destek zararı hesaplanmıştır. Desteğin ölümünden sonra erkek çocuğun destek süresi genellikle reşit olunacak tarihe göre hesaplanmakta ise de destek süresinin ölenin ve çocuğun sosyo – kültürel çevresine göre hakim tarafından tayin ve taktir ederek hesap yapılması ve ülkemizde nerdeyse her il ve ilçede üniversitelerin bulunması nedeniyle çocukların üniversite eğitimi almasının eski yıllara oranla daha fazla olması gibi hususlar değerlendirildiğinde erkek çocuğun babasından 22 yaşa kadar destek alacağının kabulü zorunludur. Açıklanan nedenlerle dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden; Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Borçlar Kanununun 53. maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hâkimini takyit etmez.” Hükmü öngörülmüştür. Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hâkiminin Hukuk Hâkiminden çok
daha elverişli konumda bulunmasıdır. O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır. Ancak Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu – 2008/4-564 E, 2008/536 K)
Dava konusu olayda davacılar desteği işçi olarak çalışmakta olup, yapılan iş sırasında araca yüklenen tahtalar üzerine oturarak yolculuk ettiği sırada tahtaların kayması nedeniyle asfalt yola düşerek vefat etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 24.2.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün kasasına yüklediği yük üzerine gayrinizami yolcu aldığı gerekçesi ile %25 oranında, ölen …’ın ise kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yolcu taşımaya müsait olmayan kamyonet üzerideki tahtaların üzerinde yolculuk yapması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kusur durumu olayın oluşuna ve 2918 sayılı karayolları trafik yasasının kusura ilişkin hükümlerine uygun değildir. Davacılar desteğinin kamyonet üzerine yüklenen tahtalar üzerinde yolculuk ettiği sırada tahtaların kayması nedeniyle yola düşerek öldüğü hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı karayolları Trafik yasasının trafik kuralları başlığını taşıyan 6.kısmın üçüncü bölümünde sürücülerin uyması gereken kurallar başlığı altında 65. maddesinin g) Gabari dışı yük yüklenmesi, taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirilmesi, h) Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi, i) Yükün, her çeşit yolda ve yolun her eğiminde dengeyi bozacak, yoldaki bir şeye takılacak ve sivri çıkıntılar hasıl edecek şekilde yüklenmesi, hallerinin sürücünün sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca ölenin işçi olarak çalıştığı ve kazanın işin yapılması sırasında meydana geldiği de sabittir. Açıklanan tüm bu hususlar değerlendirilerek mahkemece tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için karayolları fen heyetinden seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken oluşa uygun düşmeyen kusur raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 2.021,39 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.