Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1003 E. 2013/17987 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1003
KARAR NO : 2013/17987
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, satışın eski eşe yapıldığı, davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun hacze kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
5411 sayılı Bankacılık Yasasının geçici 13-16. madde hükmüne göre ise davacı bankanın sermayesinin yarısından fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğu ve açtığı tasarrufun iptali davasında aciz belgesi aranmayacağı belirgindir, ancak bu hüküm yasa metninde açıklandığı üzere, 26.12.2003 tarihinden önce kullandırılan krediler için geçerlidir. Somut uyuşmazlıktaki takibe esas kredi sözleşmlerinin 21.08.2008 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki dava bakımından, davacı banka tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi aranacaktır. Davalı borçlunun aczini gösteren kesin ya da geçici aciz vesikası dava şartı olduğundan, mahkemece aciz halini gösteren belgeler sunulmadan davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalı … vekilinin sair temyiz itiralarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 18.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.