YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18733
KARAR NO : 2013/17806
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın hasarlandığını, aracın 67 günde tamir edildiğini, kargo şirketinde kullanılan aracın bu süre zarfında kullanılamadığını ileri sürerek 4.708,20 TL kazanç kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, olayda asıl kusurun davacının aracının sürücüsünde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 1.250 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, aracın tamir edilme süresince mahrum kalınan karın karşı araç malik ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir.
Davacının aracı ticari kamyonet, davalı aracı otobüs olup davacı aracı, aynı zamanda ticari amaçla kullanılmaktadır. Bu durumda hükmedilecek tazminata ticari faiz yürütülmesi gerekmektedir. Ayrıca, haksız fiil sorumlusu olan davalılar, herhangi bir ihtara gerek olmaksızın olay tarihi itibariyle temerrüde düştüklerinden, faiz başlangıç tarihinin de olay tarihi olması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 2. bendinde yer alan “dava tarihinden itibaren yasal faizi” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “olay tarihinden itibaren avans faizi” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.