Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12954 E. 2012/2442 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12954
KARAR NO : 2012/2442
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Ürünleri İnş. Tıbbi Alet Dağıtım ve Paz. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın cebri icra yolu ile satılması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyiniyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Aynı şekilde davalı borçlunun borcundan dolayı dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipotek nedeniyle taşınmazın cebri icra yolu ile satılması halinde de 3. kişi konumundaki davalının elinde bir bedel kalır ise bu bedel ile sorumlu tutulur. Somut olayda taşınmaz üçüncü kişi konumundaki davalı …’ün elinde iken satılmış olup
alacaklıya yapılan ödemeden sonra kendisine bir para kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece borçlu davalının borcu nedeniyle satılan taşınmazın bedelinden üçüncü kişi konumundaki davalı …’e herhangi bir para kalıp kalmadığının araştırılması, para kalmış ise bu miktar üzerinden sorumlu olması gerektiğinin düşünülmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 1.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.