Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/16773 E. 2013/15965 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16773
KARAR NO : 2013/15965
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalı tarafından yol üzerine dökülen kum yığınına çarpması sonucu kontrolden çıkarak hasarlandığını, gerekli tedbirleri almayan davalının tamamen kusurlu olduğunu, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini belirterek 7.337,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kendisinin gerekli önlemleri aldığını ancak davacıya ait araç sürücüsünün aşırı hızlı seyretmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 7.230,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında, davacının işleteni olduğu araç sürücüsünün, aracının hızını yol, hava ve trafik güvenliğinin gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili de, olay yerinde bulunan ve yol üzerinde çalışma olduğunu gösterir trafik levhasının
davacı aracının çarpması sonucu parçalandığını gösterir fotoğrafları dosyaya sunmuştur. Mahkemece hükme dayanak yapılan trafik polisi bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur raporunda ise davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olan kaza tespit tutanağı ile mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu çelişkilidir.
Ayrıca, HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında araçta meydana gelen hasar bedelinin hesaplanması teknik bilgi ve uzmanlığı gerektiren konulardandır. Somut olayda, mahkemece hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan davacı tarafından davadan önce yaptırılan tek taraflı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması ve tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi kurulundan dosyadaki delil durumlarına göre ayrıntılı, gerekçeli, denetime müsait rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.