Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11795 E. 2013/18145 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11795
KARAR NO : 2013/18145
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA:Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl davalı-birleştirilen davanın davacıları … vd. vekili ile asıl davacı-birleştirilen davanın davalıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında davacı …’in sürücüsü olup davacı …’e ait araçta hasar ve değer kaybı zararı meydana geldiğini ileri sürerek araç hasarı için toplam 7.907,60 TL. maddi tazminat ile davacı (sürücü) … için 2.500,00 TL. manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Aynı kaza sonucu vefat eden … mirasçısı davacılar (asıl davanın davalıları) … vd. vekili tarafından … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/838 Esas sayılı dosyası üzerinden, davalılar …, … ve … aleyhine ıslahla birlikte toplam 32.678,85 TL. destekten yoksun kalma tazminatı, toplam 32.000,00 TL. manevi tazminat ve 1.500,00 TL. araç zarar bedelinin tahsili için açılan tazminat davasına ilişkin dosya asıl dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Birleştirilen davanın davalıları vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre asıl davada; davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın 2.499,45 TL. araç hasarına yönelik maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, davacı …’ın manevi tazminat talebinin reddine, birleştirilen davada; toplam 32.678,85 TL. tutarındaki destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin toplam 7.000,00 TL. olarak kısmen kabulüne, araç hasarına yönelik dava ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacıları … vd. vekili ile asıl davanın davacısı birleştirilen davanın davalıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-)Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, asıl davanın davacılar vekilinin davacı sıfatıyla yaptığı tüm temyiz itirazlarının, birleştirilen davanın davalısı sıfatıyla yaptığı sair temyiz itirazlarının, asıl davanın davalısı birleştirilen davanın davacıları vekilinin ise davacı ve davalı taraf sıfatıyla yaptığı sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Asıl davanın davacıları vekilinin birleştirilen davanın davalısı sıfatıyla yaptığı diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı eşin yeniden evlenme ihtimali bulunmadığı belirtilmiş
ise de; davacı eş … kaza tarihinde 33 yaşında olup 18 yaşından küçük üç çocuğu bulunmakta olmasına karşın Yargıtay uygulamaları ve evlenme ihtimali konusunda düzenlenmiş tablolara göre % 17 oranında evlenme ihtimalinden üç çocuk için % 5’er oranıyla toplam % 15 indirim yapıldığında % 2 oranında evlenme ihtimali olacağı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, birleştirilen davanın davacısı eşin, Yargıtay uygulamaları ve evlenme ihtimali konusunda düzenlenmiş tablolardan da yararlanılarak durumuna uygun bir oranda evlenme ihtimali indirimi yapılması amacıyla bilirkişilerden aktüerya hesabı yönünden ek rapor almak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
3-)Davalı-birleştirilen davanın davacıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-)Bilirkişi raporuna göre … plaka sayılı aracın dava konusu kazada pert olacak şekilde hasarlandığı ve aracın kazadan önceki 2.el piyasa rayiç değerinden sovtaj (hurda) indirimi vs. yapıldıktan sonra zarar miktarının 6.082,60 TL. olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, belirlenen zarar miktarından öncelikle kusur indirimi yapıldıktan sonra belirlenecek 4.561,95 TL.ndan dava dışı sigorta şirketinin ödemesi 2.750,00 TL. nın mahsubu ile araç hasarı yönünden sonuç olarak 1.811,95 TL. tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
b-)Birleştirilen davada 1.500,00 TL. araç hasar zararı talep edilmiş olup mahkemece bu yön ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiş ise de; olaya ilişkin olarak düzenlenen Kaza Tespit Tutanağına göre 38 KD 854 plakalı araçta dava konusu kaza sebebiyle hasar meydana geldiği açık olup yargılama sırasında hasarın şekli ve boyutu yönünden belge ve bilgiler dosyaya ibraz edilemediğinden bu hususta kesin bir belirleme yapılamayacak olsa da, aracın kaza tarihi itibariyle marka, model, yaş ve diğer özellikleri ile kazanın oluş şekline göre hasarın yaklaşık boyutu ve miktarı değerlendirilerek yaklaşık/ortalama gerçek zararın belirlenmesi hususunda ek rapor düzenlemesi için dosyanın bilirkişiye tevdii edilip rapor alındıktan sonra mahkemece olayda BK.nun 42 ve 43 ncü maddelerinin de tartışılıp değerlendirilmesi ile varılacak sonuca göre bir karar veril-
mesi gerekirken, bu yönden eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamıştır.
c-) BK.’nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, karşı aracın 2/8 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, birleştirilen davanın davacılarının eşi/babalarının hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. O halde, olaydaki kusur durumu ile meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğun niteliği de gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşecek şekilde birleşen davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken somut olay ile bağdaşmayan düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi de uygun görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davanın davalıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-birleştirilen davanın davacıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin
alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davalı-birleştirilen davanın davacılarına ve asıl davacı-birleştirilen davalılara geri verilmesine 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.