YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/450
KARAR NO : 2013/17874
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 17.12.2013 Salı günü davacı … Hazine vekili Avukat … ve davalılar …, …, …, … vekili Avukat … duruşmaya geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlardan birini davalılar … ve …’a diğerini de davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı …, … ve … vekili ile davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … ve …’ın yakın akraba olduğu …a yapılan satışta da taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 s.K’nın 27. maddesinde amme alacağını ödememiş borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında bulunmayanlarla malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların; ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların hükümsüz olduğunun, 28/I-1. maddesinde de üçüncü derece kan hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye kadar sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama niteliğinde olup iptale tabi olduğu hükme bağlanmasına ve aynı Kanun’un 30. maddesinde ise borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafın yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun ifade edilmesine somut olayda davalı … ve …’ın, borçlunun oğulları olmasından dolayı tasarrufların iptale tabi olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin davalılar … ve … açısından temyiz itirazlarının reddi 454 ada 12 parsel için usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı … yönünden yapılan temyiz incelemesinde, bu davalıya yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı … tarafından dava konusu taşınmaz satışına ilişkin olarak gönderilen paranın da satış bedeline eklenmesi gerektiği Dairemiz yerleşmiş uygulamalarındandır. Adı geçen davalının borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu hususu da ispat edilememiştir. Hal böyle olunca davalı … açısından davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı … ve … yönünden temyiz itirazlarının reddi ile 450 ada 12 parsel için verilen hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı … açısından temyiz itirazlarının kabulü hükmün bu davalı yönünden BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 8.551,69 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’dan alınmasına 17/12/2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.