YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19484
KARAR NO : 2013/18459
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların silah ve el bombaları ile müvekkili şirkete kasko sigortalı araca zarar verdiklerini, 34.000 TL. araç bedelinin sigortalıya ödendiğini,21.700 TL. sovtaj bedelinin mahsubu ile kalan 12.300 TL. tazminatın faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davanın kabulü ile 12.300 TL. tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar hakkında … 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/93 E.—341 K. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda üç kez 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, karar temyiz edilmiş 17.6.2009 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.Davalı … adına dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligat cezaevinde bulunduğu tarihte babasına tebliğ edilmiştir. Davalı …’a dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligatta ise ceza evinde hükümlüye bizzat tebliğ edildiği belirtilmiştir. Mahkeme kararın tebliği için çıkarılan tebligatta da aynı şekilde ceza evinde bulunan hükümlü davalılara bizzat tebliğ edildiği belirtilmiştir. TMK.nun 407. maddesine göre davalıların hükümlü olması nedeniyle vesayet altında olması gerekeceğinden doğrudan
yapılan tebligat hukuken geçerli değildir. Mahkemece …’ye dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmediğinden taraf teşkili sağlanmadan davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davalı … yönünden ise dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte hükümlü olduğu belirtildiğinden ve ayrıca yargılama aşamasında her iki davalı hakkında … 2 Ağır Ceza mahkemesi tarafından verilen cezalar kesinleştiğinden TMK.407.maddesi gereğince mahkemece davalıların vasisi var ise vasinin davaya katılımının sağlanması, vasi tayin edilmemiş ise davalıların vesayet altına alınması yönünde usulüne uygun vasi tayini sağlandıktan sonra vasinin davaya katılımı sağlanarak, davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.