Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8777 E. 2013/17649 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8777
KARAR NO : 2013/17649
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular … … ve …’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adlarına kayıtlı taşınmaz üzerine ayrı ayrı 12.7.2004 tarihinde davalı … Kumaşçılık Teks.ve San Tic.Ltd.Şti. lehine 287.000,00 TL ipotek tesis ettirdiklerini belirterek davalılar arasındaki ipotek tesisine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlular … … ve … vekili, davacının hem Borçlar Kanununun 18. hem de İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali talebi ile açtığı davanın öncelikle dava sebebinin belirtilmesi nedeniyle reddi gerektiğini, takip konusu alacağın kesinleşmediğini, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu alacak için verilen ipoteklerin borcu fazlasıyla karşılayacak miktarda olduğunu, aynı alacakla ilgili davacı tarafından hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip hem de ilamsız takip yapıldığını, iptali istenen ipotek tesisinin davalı şirket ile müvekkilleri arasındaki ticari ilişki ve cari hesap borcu için verildiğini ve muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … … Teks.ve San Tic.Ltd.Şti. vekili, aciz belgesi sunulmadığı gibi, davalı borçluların aciz halinde olmadığını, dava konusu ipoteklerin müvekkili şirket ile davalı borçlular ve borçluların ortağı olduğu şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia,savunma toplanan delillere göre davacı tarafından dava şartı olan geçici veya kesin aciz belgesi niteliğinde bir belge dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Bu tür davaların dinlenebilmesi için mahkemenin de belirlediği gibi borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105) veya kat’i (İİK 243) aciz belgesinin sunulması gereklidir.
Mahkemece ,aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
İcra müdürlüğünce 15.10.2008 tarihinde 7.458.558,84 TL üzerinden düzenlenen geçici aciz belgesi kesinleşen mahkeme ilamı ile icra müdürlüğünün geçici aciz belgesi düzenleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
İcra müdürlüğünce 27.10.2010 tarihi itibarıyla takip konusu dosya alacağının 7.458.558,84 TL olduğu, borçlulara ait taşınmazların değerinin 10.887.436,26 TL olup, taşınmazlar üzerinde 3.kişilere ait 26.764.640,00 TL ipotek ve kamu hacizlerinin bulunduğu, birkaç eski model araç dışında hacizli mal bulunmadığı hacizli malların dosya alacağını karşılamaya yetmediğini belirten belge düzenlenerek 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 2.maddesi gereğince davacı vekiline verilmiş ise de anılan belge İİK 143 anlamında kat’i aciz belgesi niteliğini taşımadığından aciz belgesinin varlığından sözedilemez. İcra dosyası kapsamından davalı borçluların ev adreslerinde yapılan 22.6.2004 ve 5.3.2007 tarihli haciz tutanakları geçici aciz belgesi niteliğinde olmakla birlikte davalı borçlu … … adına kayıtlı … ve… plakalı, davalı borçlu … adına …(4.5.2006 tarihinde fiilen haczedilip 12.000,00 TL kıymet biçilmiş ve 25.5.2007 tarihinde 10.400,00 TL’ye icradan satılmıştır.) ve… plakalı araçlara davacı tarafından 25.6.2004 ve 2.7.2005 tarihlerinde haciz konulduğu,borçlu … adına kayıtlı Şişli 43 parsel 3 nolu bağımsız bölümün 1/2, hissesine (54.000 TL kıymet takdiri)41 parsel 1 ve 3 nolu dükkanların 1/2 hissesine (560.000,00 TL kıymet takdiri), 19 parselde toplam ondört taşınmazda 1/4 hissesine (425.000,00 TL kıymet takdiri), … 126 parsel 3 nolu bağımsız bölüm (2.250,000,00 TL kıymet takdiri), … 123 parsel 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesi … 1/2 hissesinin … adına
kayıtlı olup (560.000,00 TL kıymet takdiri) 16.3.2007 tarihinde davacı tarafından haciz konulduğu, … … 16 parselde kayıtlı taşınmazın 484618/2446994’er hisselerinin borçlulara ait olduğu (7.082.436,26 TL kıymet takdiri) 22.6.2004 tarihinde davacı tarafından haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Borçlulara ait ve kıymet takdiri yapılan taşınmazlar üzerinde davacının haczinden önce Türkiye … Bankası AŞ, Türkiye … Bankası AŞ,… AŞ, Türkiye … Bankası AŞ, … Bankası lehine çeşitli derece ve miktarlarda ipotekler ve muhtelif icra müdürlüklerince konulan hacizler ve kamu hacizleri olduğu anlaşıldığından öncelikle Mahkemece borçlulara ait yukarıda parsel numaraları belirtilen taşınmazların son tapu kayıtları istenerek üzerindeki davacının haczinden önce konulan mevcut ipotek miktarları ve haciz tutarları ilgili bankalar ve icra müdürlükleri ve kamu kurumlarından sorularak borçluların mevcut hacizli mallarının davacının alacağının karşılayıp karşılamadığı,yine borçlular adına kayıtlı araçların kıymet takdirleri yönünden kasko değerleri istenerek veya araçların değeri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak borçlular adına kayıtlı ve hacizli tüm malların davacının alacağının karşılayıp karşılamadığı dolayısıyla borçluların aciz halinde olup olmadığı tespit edilerek ;aciz halinde değillerse şimdiki gibi davanın önşart yokluğu nedeniyle reddine ,aciz halinde olmaları halinde ise davanın esası incelenerek dava konusu ipotek tesisine ilişkin tasarrufların İİK 278,279 ve 280.maddelere göre iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.