YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18669
KARAR NO : 2013/17082
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, Anılan yasanın 26.maddesinde İİK 284. maddesine paralel biçimde kamu alacağından dolayı açılan tasarrufun iptali davasının tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılması gerektiğinin öngörüldüğü, dava açma süresi hakdüşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının res’en incelenmesi gerektiği, somut olayda dava dışı borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf 7.5.1998 tarihinde,davalı … ile dava dışı 4.kişi arasındaki tasarrufun ise 27.6.2000 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın 5 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 10.1.2008 tarihinde açıldığı, Mahkemece davanın hakdüşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisinin isabetli olmadığı; kabule göre de; iptal davasının 6183 Sayılı AATUHK’nun 31.maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde mahkemece dava konusu taşınmazın davalı 3.kişi tarafından 4.kişiye tapuda satıldığı tarihteki gerçek değerinin, takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak ve faiz uygulanmadan davalı 3.kişiden tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın AATUHK’nun 26. ve İİK 284. maddesinde öngörülen beş yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı İdare harçtan muaf olduğundan karar ilam harcı ile sorumlu tutulması doğru görülmediği gibi, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmünü içerdiğinden davalı … yararına anılan yasal değişiklik gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.bendinin tamamen çıkarılarak yerine “Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yerolmadığına “ibaresinin yazılarak, hükmün 5.bendindeki “8.252.00″ ibaresinin çıkarılarak yerine “1.320,00 TL maktu” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 3.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.