YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12123
KARAR NO : 2013/18083
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl davada; davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni oldukları aracın, 11.05.2007 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin kızkardeşi ve eniştesinin yaşamını yitirdiklerini belirterek, müvekkil için 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada; davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 11.05.2007 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkili …’in anne ve babasının, diğer müvekkili Veciye Türkmen’in de oğlu ve gelininin yaşamını yitirdiklerini belirterek, davacı … için 5.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi, diğer davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ise, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kısmen kabulü ile davacı …
Çakıcı için 5.000,00 TL manevi tazminata, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile davacı … için 2.932,08 TL maddi ve 24.000,00 TL manevi tazminata, davacı … için 6.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalı … Sigorta A.Ş tarafından, davanın açılmasından önce, 12.09.2008 tarihinde davacıya 22.560,00 TL tazminat ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 25.01.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 12.09.2008 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen 22.560,00 TL. güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan mahsup edilmiştir. Oysa ki, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin gerçek zarar kadar olup olmadığı, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılacak bir hesaplama sonucunda belirlenmesi gereklidir.
Bu durumda; bilirkişinin raporun hazırlandığı tarihteki değil, ödemenin yapıldığı tarihdeki verilere göre hesaplama yapılması ve buna göre ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi, yapılan ödeme gerçek zararı karşılamadığı takdirde 2918 sayılı KTK 111.maddesi de dikkate alınarak rapor tarihine en yakın tarih itibariyle gerçek zarar miktarı tespit edilerek davacıya yapılan ödemenin, ödeme günü ile maddi tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan maddi tazminattan indirilmesi ile bulunacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar İbrahim Yelgin ve davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.