YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16079
KARAR NO : 2013/16552
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 27.8.2010 tarihinde kardeşi davalı … Çancı’ya sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili,yetki konusunda takdiri mahkemeye bırakarak savunma için süre istemiş ancak savunma yapmamıştır.
Davalı … Çancı savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı borçlunun ihtiyati haciz kararının uygulanmasından bir gün sonra dava konusu taşınmazı düşük bedelle kardeşi davalı …’a sattığı, bu durumda davalının alacaklısından mal kaçırma amacıyla hareket ettiği yapılan tasarrufun geçersiz olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile davalılar arasındaki 27.8.2010 tarihli dava konusu satışın iptaline, taşınmazın davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıya dava konusu taşınmazın cebri icra ile satışı hususunda yetki verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesine ve aciz halinde olduğunun anlaşılmasına borçlunun kardeşine yaptığı tasarrufun İİK 278/3-1 ve 280/1.madde gereğince iptale tabi bulunmasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Anılan düzenlemeler gereğince somut olayda Mahkemece davanın kabulü ile davalılar arasındaki dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 27.8.2010 tarihli tasarrufun, takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekirken ayni hak doğuracak şekilde tasarrufun iptaliyle beraber taşınmazın önceki malik … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.bendindeki “taşınmazın önceki malik … adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin çıkarılmasına, hükmün 2.bendindeki davacı tarafa ibaresinden sonra, dava konusu ibaresinden önce gelmek üzere “Kadıköy 1.İcra Müdürlüğünün 2010/19400 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.