YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16808
KARAR NO : 2013/18090
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
Davacı … ile davalı …arasındaki dava hakkında, … 24. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 01.10.2012 gün ve 2011/411-2012/198 sayılı hüküm Dairemizin 15.04.2013 gün ve 2013/120-2013/5502 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu ve davalıya kasko sigortalı olan aracın,…’da çalındığını, olayın emniyet birimlerine ve davalıya bildirilmesine, aracın trafik kayıtlarından düşürülmesine rağmen, davalı şirketin ödeme yapmadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 20.000,00 TL’nin 31.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 12.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 125.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı …vekili, zamanaşımı itirazında bulunup, aracın çalınması durumunda ibrazı gereken belgelerin davacı tarafından ibraz edilmemesi nedeniyle hasar dosyasının sonuçlandırılamadığını ve tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinde yurt dışı kasko sigortasının ayrı bir ek prime tabi olduğunun bildirilmesi ve yurt dışı kasko priminin verilmemesi nedeni ile yurt dışında kasko teminatının geçerli olmayacağı, aracın…’da çalınma olayının kasko sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire’ce yerel mahkeme kararı onanmıştır. Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacının işleteni olduğu araç, 31.08.2009 tarihinde Bulgaristan’da çalınmıştır. Taraflar
arasındaki uyuşmazlık, kasko sigorta poliçesinde yurt dışı kasko teminatının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı … şirketi tarafından dosyaya sunulan ve mahkemece de hükme esas alınan 45293021 numaralı kasko sigorta poliçesinde; “yurt dışı teminat yok” ve “yurt dışı kasko yok” yazılıdır. Bu sözleşmede, ayrıca yurt dışı kasko teminatı için ek sözleşme yapılması ve ek prim ödenmesi gerektiği açıklanmıştır. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi aşamasında dosyaya sunduğu aynı numaralı ( poliçe no: 45293021)kasko sigorta poliçesinde ise ” yurt dışı kasko var”, “kasko ek primi-evet-% 50” yazılıdır. Her iki sigorta poliçesinde de yurt dışı teminat haricindeki diğer bilgiler aynıdır. Şu durumda; mahkemece, dava konusu rizikonun, kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenebilmesi için öncelikle, bu poliçeler arasındaki çelişkinin giderilmesi, çelişkinin nedeninin araştırılması, gerektiğinde davalı … şirketi kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma yaptırılması, hangi poliçenin geçerli olduğunun saptanması ve yurt dışı teminat varsa buna ilişkin ek primin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden karar, bozmayı gerektirmişse de Daire’ce yerel mahkeme kararı onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile, Daire’nin 15.04.2013 gün, 2013/120 Esas, 2013/5502 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz ve tashihi karar peşin harçlarının karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.