YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2008
KARAR NO : 2013/18411
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … … mirasçıları vekili ve davalı … … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkiline davalıların işleten, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeni ile yaralandığını belirterek çalışma gücü kaybı nedeniyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 15.000,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı … … Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belireterk davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Mirasçıları vekili, zamanaşımı süresinde dava açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’ye usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü …’in % 70 kusurlu ve davacının % 43 oranında sürekli çalışma gücü kaybı olduğu kabul edilerek, davanın kabulüyle, çalışma gücü kaybı nedeniyle 27.233,05.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … … mirasçıları vekili ve … … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … … mirasçıları vekilinin tüm, davalı … … Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK’nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Açıklanan bu ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkin sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre davalı … bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla, kaza, davalı … şirketlerine ihbar edilmiş
olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır.
O halde mahkemece dosya kapsamından davalıya Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25.04.2011 tarih, 2009/1439 esas, 2011/607 karar sayılı dosyasından davanın 17.12.2009 tarihinde ihbar edildiği anlaşılması karşısında bu tarihten 8 gün sonrasında temerrüt gerçekleştiği kabul edilerek, davalı … yönünden 26.12.2009 tarihinden itibaren faizin işletilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, 2 numaralı bentte belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesinin yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … … mirasçıları vekilinin tüm, davalı … … Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde “tazminatın” ibaresinden sonra gelmek üzere “sigorta şirketi yönünden 26.12.2009, diğer davalılar yönünden” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.455,29 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … mirasçılarından alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.