YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9593
KARAR NO : 2012/11145
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 317 ada 18 parsel sayılı 85,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici ifraz, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğu idddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tesipt gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazine’nin çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişiden kaldığını kanıtlayamadığı, davalı tarafın taşınmazı …’dan satın aldığı ve zilyetliğinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Çekişmeli taşınmaz 12.08.1987 tarih 3 nolu tapu kaydı, harici ifraz, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişiden kaldığını, 1971 tarihinde Hazine adına tapu kaydına bağlandığını belirterek dava açmıştır. Yargılama aşamasında Kadastro Mahkemesi’nin 2010/55 Esas sayılı dava dosyasında iddialarını ispatlayan belgeler olduğunu belirterek bu dosyadaki tapu kayıtlarına dayandığını belirtmiş ancak hangi tapu kaydına dayandığını açıklamamıştır. Mahkemece Hazine’nin dayanağı olan tapu kaydı belirlenmeden ve bu kayıt mahalline yöntemince uygulanmadan karar verilmiş, ayrıca davalı tarafın dayanağı olan 12.08.1987 tarih 3 nolu tapu kaydı da … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.12.1986 tarih 1985/125 Esas, 1986/69 Karar sayılı tescil ilamı ile oluştuğu halde bu kaydın haritası da uygulanmadan karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, öncelikle Hazineden hangi tapu kaydına dayandığı sorularak Hazine’nin tutunduğu tapu kaydı tesis, tedavül ve haritaları ile oluşum belgeleri, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.12.1986 tarih 1985/125 Esas, 1986/69 Karar sayılı dosyası ve dava konusu taşınmaza komşu olan parsellerin tespit tutanakları ile dayanakları olan kayıtlar da getirtilerek dosya tamamlanmalıdır. Bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri de hazır olduğu halde, yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı ve tescil krokisi 3402 sayılı Yasa’nın 20.
maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, öncelikle tapu kayıtlarının dayanakları olan krokilerine göre, krokinin uygulanabilme imkanının olmadığının saptanması halinde ise kayıtta yazılı sınırlarına göre tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, mahalli bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak içeriği ve kayıtlarla denetlenmeli, belgeler karşısında soyut beyanlara değer verilemeyeceği düşünülmeli, taşınmazın Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında yerel bilirkişiler ve tanıklarından olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın Hazine tapusu kapsamında kaldığının anlaşılması halinde davacı Hazine dayanağı tapu kaydının ihdasına kadar tapu kapsamında kalmıyorsa kadastro tespit gününe kadar, davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği açıklığa kavuşturulmalı, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.12.1986 tarih 1985/125 Esas, 1986/69 Karar sayılı tescil ilamının Hazine açısından kesin hüküm oluştrup oluşturmayacağı da değerlendirilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının haritalarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.