YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2551
KARAR NO : 2012/7285
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; aracı trafik kazasında hasarlanan müvekkilinin hasar bedelinin davalı kasko sigortasından tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacıya ait aracın kasko sigortacısı olduklarını ancak alkollü sürücünün neden olduğu zararın sorumluluk haricinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait aracın sürücünün kazanın vuku’unda tam kusurlu oluşu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Dosya arasında mevcut iddia, savunma ve sair bilgi ve belgelere göre ihtilaf, sigortalı aracındaki hasarın teminat haricinde kalıp kalmadığı noktasındadır.
2918 sayılı KTK’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan “b-2” bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç
sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, Kasko sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesinde; ayrıca Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. Maddesinde, taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK’nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Bir başka ifade ile sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kaldı ki, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK’nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde
reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)
Somut olayda; davalı araç sürücüsü 0,24 promil alkollü olarak araç kullanırken aynı istikamete seyir halinde araca çarpmış, bu şekilde meydana gelen kazada davacının aracı hasarlanmıştır. Şu halde, alkollü olduğu tespit edilen Murat Kuşçu’nun sürücü olduğu kabul edilerek, aralarında 2 nöroloji ve 1 trafik uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, olayın salt alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da kazanın vuku’unda etkili olup olmadığının tespiti ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme sonucu verilen hükmün, davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.