Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4103 E. 2013/4142 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4103
KARAR NO : 2013/4142
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : … VS.
DAVALILAR : HAZİNE, …,

DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacılar, Beymelek Köyü çalışma alanında bulunan ve 474 ile 475 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan Kaş-Finike Karayolunun güneyinde yer alan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 12.01.1991 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.387 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın eşit paylarla davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz ile dalyan arasında çalılık arazinin bulunduğu ve zilyetlikle edinmeye elverişli olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın güneyinde Akdeniz yer almakta olduğu halde yöntemince kıyı kenar çizgisi araştırması yapılmamış, imar ve ihya olgusu yöntemine uygun olarak irdelenmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai, 1 Harita Mühendisi, 3 jeoloji mühendisi ile 1 jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre uzman bilirkişi kurulundan yararlanılmak suretiyle Mahkemece belirlenmeli, ancak idarece belirlenerek kişiye tebliğ edilmiş ve böylece kesinleşmiş ya da İdare Mahkemesinin bu konudaki kararıyla kesinleşmiş bir kıyı kenar çizgisi mevcut ise kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi veya İdare Mahkemesi Kararına değer verilmeli, nizalı taşınmazın bulunduğu bölgede idari yönden tespit edilmiş kıyı kenar çizgisi olmadığı belirlendiğinde ise “kıyı kenar çizgisi” üç jeologdan oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve harita mühendisi aracılığıyla belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi harita mühendisi bilirkişinin krokisine infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde işaretlettirilmeli, taşınmaz kıyı kenar çizgisi dışında ise ayrıca dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait (1970-1975 arası) hava fotoğrafları ve memleket haritaları da getirilerek, taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda
./…
2013/4103-4142 SH.2

bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dava tarihinden 20-25 yıl öncesinden itibaren dava tarihine kadar en az üç ayrı zamanda çekilmiş birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğrafları streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak jeodezi veya fotogrametri mühendisine incelettirilmek suretiyle taşınmazın dava tarihinden 20 yıl önceki ve hali hazırdaki niteliğini, konumunu, bitki örtüsünü, kullanım durumunu belirten, bilimsel ve teknik verilere dayalı, rapor alınmalı, harita mühendisine taşınmazın belirlenecek durumu ile ilgili olarak, hava fotoğrafları ile mukayeseli, taşınmazın koordinatlarını belirtir, taşınmazın sınırlarını gösterir bütün yönlerinden çekilmiş fotoğrafları ekli, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.