Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7417 E. 2012/2022 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7417
KARAR NO : 2012/2022
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borç…’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalılar …, … ve …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …vekili, taşınmazı gerçek değerinden aldıklarını, borçlunun durumunu bilebilecek durumda olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar …ve … ile … vekili, borçlu …tarafından …’e her hangi bir satış olmadığını, borçlu Mehmet’in taşınmazı gerçek değerinden sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu 180 parsel sayılı taşınmaz yönünden husumet nedeni ile 212 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise tasarruf tarihi ile haciz tarihi arasında 2 yıllık sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 212 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtlarının bulunduğu hallerde, alıcının taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağı, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilerek, oransızlığın belirlenmesinde, tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarlarının da göz önünde tutulması gerekeceğinden, dava konusu taşınmazın haciz ile yükümlü olarak satılması bakımın-
dan, edimler arasında fahiş farkın bulunmamasına, davalı 3. kişi … ile borçlu arasında akrabalık, arkadaşlık veya ticari ilişki gibi borçlunun alacaklıdan mal kaçırma ya da alacaklıyı ızrar kastını bilecek bir durumun da kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin bu konudaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Yasanın iptal davasında davalı başlıklı 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kimseler aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olup kural olarak zorunlu dava arkadaşlığının olduğu yerde sadece birisi hakkında dava açılmış ise diğeri hakkında ayrıca dava ikamesi gerekmeyip dava dilekçesinin hasım gösterilmeyen kişiye tebliğ ettirilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu zorunluluk yasadan kaynaklanmış olup, mahkemenin kendiliğinden bu kuralı uygulaması gerekir.
Somut olayda davacı tarafça borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3. kişi … aleyhine dava açılmamış, borçlu ile hukuki işlemde bulunmamış olan ve taşınmazın diğer paydaşları …’e dava yöneltilmiştir. Bu durumda iptali istenen tasarruf işlemini gerçekleştiren dava dışı 3. kişi …’a dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.