YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15932
KARAR NO : 2013/16037
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 81.042,03 TL destek ve 5.000 TL ferdi koltuk sigorta teminatının temerrüt tarihi 12.5.2011 den işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 81.042,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 12.5.2011’den işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 5.000 TL ferdi koltuk kaza teminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen aktüerya bilirkişisi raporunda belirtilen destek tazminatına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı …, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı … şirketinin sorumlu olacağına (HGK’nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK’nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 esas,2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca) göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 5.856,38 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 19.11.2013 günü üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkda;
Davacının, 76 promil alkollü ve olayda %100 oranında kusurlu bulunan oğlu …’in, münhasıran alkolün etkisi ile sürücü olarak sebebiyet verdiği kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi, sürücünün annesi Durkadın’ın ölümü nedeniyle davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı davası açılmış,
Davalı … vekili ölen yolcunun sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği için müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Dava tarihinden yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 44 (mer’i 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52) maddesinde “mutazarrır olan taraf zarara rağzı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği veya zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir. Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazminide borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir.” hükmünü taşımaktadır.
Olayda sürücünün 76 promil alkollü olduğu %100 kusurlu bulunduğu desteğin ölümü ile sonuçlanan kazanın münhasıran sürücünün alkollü olmasından kaynaklandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Bu halde davalının savunmasında ileri sürdüğü gibi, desteğin davacıya yansıyan müterafik kusuru nedeniyle hükmolunan tazminatttan mahkemece BK 44 (TBK 52) hükümleri gereğince indirim yapılması hakkaniyet gereği olup yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken bu hususa ilişkin davalının temyiz itirazının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.