Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/12953 E. 2022/6015 K. 18.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12953
KARAR NO : 2022/6015
KARAR TARİHİ : 18.05.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, üçüncü kişinin talebi şikayet olarak nitelendirilerek haczedilen araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, sahte vekaletname ile borçluya satışı yapıldığı iddia olunan araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemi istihkak davasına ilişkin olup dava konusu aracın haciz anında kayden maliki takip borçlusu görünmekte ise de gerçekte davalı borçlunun aracın maliki olmadığı, borçlu dışında üçüncü kişiler tarafından aracın sahte vekaletname yoluyla satışının yapılarak davalı borçlu adına tescil edildiği, mahcuz aracın mülkiyetinin davalı borçluya ait olmayıp davacı 3. kişiye ait olduğunun kesinleşen yargı kararlarından anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince davanın doğru şekilde istihkak davası olarak nitelendirilerek davanın kabulüne dair kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Öte yandan; İİK.nın 106.maddesinde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, dava konusu haciz 28.02.2020 tarihinde yapılmış olup alacaklı hacze konu menkullerin satışını istememiştir. Bu durumda, hacze konu menkulün üzerindeki haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi olan 29.01.2021 tarihi itibariyle davaya konu menkul üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 14.09.2021 tarih ve 2021/2239 E. – 2021/1876 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), … 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.06.2021 tarih ve 2021/57 E. – 2021/318 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,18/05/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.