Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3680 E. 2013/4126 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3680
KARAR NO : 2013/4126
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında Mızrak Köyü çalışma alanında bulunan 59 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı  zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacının miras bırakanı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi  kaydı, irsen intikal, taksim ve  kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 59 parsel sayılı taşınmazı çevreleyen ve tespit harici bırakılan taşınmazın 50.000 metrekarelik bölümünün adına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve uzman fen bilirkişisinin raporunda belirtildiği şekilde 120.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline dair verilen karar “dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğinden 3402 sayılı Yasa’nın 26. maddesi gereğince Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi” gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine görevli Asliye Mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı … talebini ıslah dilekçesi ile 100.000 metrekareye çıkarmış, mahkemece davanın kabulüne ve 59 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uzman fen bilirkişisinin raporunda belirtildiği şekilde 100.000 metrekare olarak davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı 81 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz, davacıların dava dilekçelerinin sonuç bölümünde açıkça belirttikleri üzere dava konusu olmayan 59 parsel sayılı taşınmazın çevresinde, 1957 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan bölüm içinde kalmakta olup, davacının bu bölümün adına tescili istemi ile kadastro mahkemesinde açtığı dava görevsizlik kararı ile mahkemeye geldiğine göre 59 parsel sayılı taşınmaza yönelik bir dava bulunduğundan söz edilemez. Ancak mahkemece 59 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutunağı kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tapu müdürlüğüne iade edilmemiştir. Davacı …, taşınmazın kendisine miras bırakanı …’den intikal ettiğini bildirerek taşınmazın adına tescilini talep ettiği halde miras bırakan … ‘in nufus kaydı getirtilerek başka mirasçısı olup olmadığı araştırılmamış, varsa davacıya ne sebeple kendi adına tescil isteminde bulunduğu açıklattırılarak TMK’nun 701 ve 640. maddesi hükümleri göz önünde tutularak davasının dinlenme imkanı olup olmadığı üzerinde
./….

2013/3680-4126 S/2

durulmamış, davaya konu tescil harici bırakılan ve uzman fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile işaretlenen taşınmazın, ne sebeple tescil harici bırakıldığı tespit edilmemiş, çevresindeki taşınmazların kadastro tespit tarihi olan 1957 yılı ve sonraki tarihleri özellikle dava tarihinden geriye doğru 20-30 öncesine ilişkin hava fotoğrafları getirtilerek taşınmazın, niteliği, üzerinde kim tarafından, ne zamandır, ne sıfatla ve ne şekilde zilyetlik sürdürüldüğü hususları üzerinde durulmamış, dava konusu taşınmazın batı komşusu 58 parsel sayılı taşınmazın tespiti, tescil ilamı neticesinde oluşan 16.06.1954 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak yapıldığı halde tüm tedavülleriyle bu tapu kaydı ve varsa tescil krokisi getirtilerek doğu hududunu ne okuduğu belirlenmemiş, davanın niteliği gereği TMK’nun 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi ilkesine riayet edilmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, dava konusu olmadığı anlaşılan 59 parsel sayılı taşınmazın olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılması için dosya arasında bulunan kadastro tutanak aslının tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmeli, tapu müdürlüğünce oluşturulacak tapu kaydının onaylı sureti dosya arasına alınmalıdır. Davacı …’nın iddiası dikkate alınarak miras bırakan …’in başka mirasçısı olup olmadığı ve davacının hangi sebeple adına tescil talebinde bulunduğu tespit edilmeli, miras bırakanın başkaca mirasçıları olması ve terekesinin halen elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun saptanması halinde, davacı …’nın tek başına adına tescil istemi ile açtığı davanın dinlenmeyeceği göz önüne alınmalıdır. Dava dışı 59 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı oluşturulması ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde, mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen ve 1957 yılını bilebilecek durumda elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı yöntemle tespit edip bildirecekleri tanıklar ve ziraat mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davacı tarafın dayandığı 81 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamı sınırları tek tek okunarak mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi sağlanarak tespit edilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, vergi kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, vergi kaydı kapsamı dışında kalan bölümler yönünden tespit tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre her bir parça taşınmazda her bir davacının en fazla 100 dönüm miktarındaki taşınmazı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinebileceği göz önünde bulundurmalı, komşu 58 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas Sulh Hukuk Mahkemesinin 5.10.1953 tarih ve 1953/44 Esas sayılı ilamı ile oluşan 16.06.1954 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri ve varsa tescil krokisi getirtilip taşınmaza uygulanarak doğu hududunu ne okuduğu belirlenmeli, Harita Genel Komutanlığı’ndan 1957 yılı ve sonraki tarihleri özellikle dava tarihinden geriye doğru 20-30 öncesine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları getirtilmeli, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişi ile ziraat mühendisi bilirkişinin katılımı ile çekişme konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılmalı, bu yerin tespit tarihindeki durumu ile dava tarihinden 20 yıl önceki ve hali hazırdaki niteliği, imar-ihyaya konu olup olmadığı, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususları ile vergi kaydı
./….
2013/3680-4126 S/3

kapsamını gösterir rapor ve infaza elverişli harita hazırlattırılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, TMK’nın 713/4. maddesinde öngörülen ilanlar yaptırılmalı, bu şekilde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kısa kararda 59 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda belirtildiği şekilde 121,000 metrekare olarak davacı … adına tesciline karar verildiği açıklandığı halde gerekçeli kararda “59 sayılı parselin yüzölçümünün fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 17.06.2005 tarihli raporunda belirtildiği gibi 100,000 metrekare olarak davacı adına talep gibi tesciline” şeklinde karar verilerek çelişkili hüküm kurulması dahi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.