YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6726
KARAR NO : 2012/7227
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ile süresi dışında davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’a ait, davalıya kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu pertotal olduğunu, davacıların anne ve babasının vefat ettiğini, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek 24.950.00 TL kasko bedeli ve 5.000.00 TL ferdi kaza teminatından, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 27.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe prim peşinatı ödenmediğinden sorumluluklarının başlamadığını, temerrüde düşmediklerini, zararın ispatlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zararın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 22.000.00 TL araç bedeli ve 5.000.00 TL ferdi kaza tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hurda aracın davalıya teslimine, hurda tescil belgesinin ve vergi borcu bulunmadığına dair belgenin davacı tarafça ikmaline, BK.’nun 81. maddesi uyarınca taraflara yüklenen edimlerin aynı anda ifasına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacılar vekiline 31.01.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi 1086 sayılı HUMK.’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre
geçirildikten sonra 16.02.2011 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, poliçe prim ödemesinin pos tahsilat makbuzu ile yapılmasına ve kredi kartı hesabının müsait olmadığına ilişkin savunma ileri sürülmemiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.202,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.