YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2332
KARAR NO : 2012/7239
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11314 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2010/2756 sayılı Talimat dosyasında yapılan 23.06.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, demirbaşların önceki kiracı olan borçlu şirketten satın alındığını, ancak iş yerinin boş olarak kiralandığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, aynı adreste
İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12962 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2010/4014 sayılı Talimat dosyasında yapılan 21.09.2010 günlü hacze yönelik de üçüncü kişi ve alacaklı tarafından aynı Mahkeme’de istihkak iddiasına yönelik iki farklı dava daha açılmış, Mahkemece takip alacaklısı ve borçlusu aynı olduğu için arada maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesi ile birleştirme kararı verilerek yargılamaya 2010/1663 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, ticaret sicil kaydına göre dava konusu haciz adresinde borçlunun faaliyet gösterdiğini, evrak aramasında borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, iki şirket arasında ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, öte yandan sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli kabul edilemeyeceğini belirterek davaların reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuş, birleşen istihkak iddiasının reddi davasının ise kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresinde 14.01.2008’de davacı üçüncü kişi şirketin kurulduğu, 05.04.2010 tarihine kadar borçlu şirketin de aynı adreste faaliyet gösterdiği, icra takibine dayanak çek tarihlerinden kısa bir süre önce adres değişikliği yaptığı, davacı şirketin kurucu ortağı …’in 22.06.2009’da borçlu şirket ortağı olduğu, iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği ve ortakları itibarı ile de organik bağ içinde olduğu, davacının sunduğu borcun doğumundan sonra düzenlenen adi nitelikteki kira sözleşmesi ile borcun doğumundan sonra düzenlenen faturanın ve tanık anlatımlarının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı, İİK’nun 97/13. maddesi gereğince alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleştiği“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Birleşen 2010/2350 ve 2010/2373 Esas Sayılı Dosyalara Konu İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12962 sayılı Takip Dosyasında Yapılan 21.09.2010 Günlü Hacizle İlgili İstihkak İddiasının İncelenmesinde:
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00.-TL‘sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2010 yılında bu parasal sınır 4.110,00.-TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 12.11.2010 gün ve 27757 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 401 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, 2010 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,7 olarak öngörülmüştür.
Buna göre, 2011 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin.4.420,00.-TL’sını geçmesi gerekir
İstihkak davalarında dava değeri alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir.
Buna göre somut olayda, temyiz konusu dava değeri mahcuzların değeri olan 2.750,00.-TL’sıdır.
Bu durumda hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca REDDİ gerekmiştir.
2.İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11314 sayılı Takip Dosyasında Yapılan 23.06.2010 Günlü Hacizle İlgili İstihkak İddiasının İncelenmesine Gelince:
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı
2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.