Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6128 E. 2012/1331 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6128
KARAR NO : 2012/1331
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 89.930 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğunu, davalı taraf aracının trafik ve İMSS olan toplam 30.000 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 59.930 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, yine mahkemenin 2007/40 Esas sayılı dosyasında davalı … Tarım Hayv. Nak. San. Tic. Ltd. Şti hakkında aynı olaya ilişkin olarak açtığı davada bakiye 59.930 TL’nın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile (dosyaların birleştirilmesi halinde) ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı … ile bu davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili kusur oranını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 37.452 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tesbit tutanağında davalının arkadan çarpma kusurunu ihlalden tam kusurlu olduğu belirtilmiş; aynı olayla ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2005/673-2006/349 sayılı hazırlık soruşturması sırasında, trafik görevlisi bilirkişi ile Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporlarda da davalı sürücü …’ın olayda tamamen kusurlu olduğu tespit edildiğinden, davacıya sigortalı araç sürücüsü … hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan kamu adına kavuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı sürücünün beyanı dışında yola motorin döküldüğü hususunda delil bulunamamış, duruşmalarda dinlenen tutanak mümzileri yolda mazot döküntüsü bulunmadığını ifade etmişler, kaza tutanağından ve raporlardan havanın yağışlı, yolun ıslak, hafif virajlı dik eğimli olduğu anlaşılmıştır. Davalı … olayın akabinde jandarma komutanlığında verdiği ifadesinde özetle aracı yüklü olup yolun sağ şeridide kapalı olduğundan buradaki kalabalığa girmeden sol şeritten ilerlemek için şerit değiştirdiğini, 15,20 mt sonra kamyonunun kaymaya başladığını, karayolunda 2 kez ters dönerek yolun sol şeridinde bulunan çimento yüklü uzun araca (davacı aracı) kendisinin kullandığı aracın ön sol burnu ile çarptığını ve durduğunu, asfalt üzerine motorin dökülmüş olduğunu gördüğünü söylemiştir.
Davacıya sigortalı araç sürücüsü … hazırlıktaki beyanında kendisinin normal şeridinde seyrederken aracının sol arka kısmına yan taraftan bir çarpma olduğunu, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini aracın önünün sol şeride döndüğünü ve orta refüjden karşı şeride geçtiğini oradan da yolun dışına çıkarak aracının uçuruma doğru gittiğini, kendisini araçtan dışarıya attığını, yolda mazot olmadığını ifade etmiştir.
Eldeki dosyada … Üniversitesi Mühendislik fakültesi bilirkişi kurulu ile Adli Tıp Kurumu’ndan bir üyenin muhalif görüşü ile alınan raporlarda davacı aracının sürücüsünün arkadan aldığı darbe neticesi savrulduğundan 300 mt mesafede güvenli şekilde duramayıp karşı taraftan uçuruma yuvarlanması nedeniyle aracının ağırlığı, yol, hava şartlarının gerektirdiği hızda seyretmediği sonucuna varıldığından olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu bildi-
rilmiş; davacı vekilinin itirazı üzerine çelişkinin giderilmesi yönünden alınan … Makina fakültesi öğretim üyelerinden alınan 15.12.2009 tarihli raporda davalı sürücünün aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, yağışlı havada, ıslak zeminde aşırı hızlı ve dikkatsiz seyrettiği, önündeki araçla arasında emniyetle durabileceği bir takip mesafesi bırakmadığı, aşırı hızlı seyri sonucu önündeki davacı şirkete kaskolu araca sol arka köşe kısmından çarparak bu aracın şarampole yuvarlanmasına ve hurdaya dönüşmesine neden olduğu olayda %100 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalı aracın arkadan çarpılması sonucu hızının bir miktar daha artması ve öne doğru hızlanmasının ayrıca sol arka kısmından açılı şekilde çarpılması sonucu yolda dönerek sola doğru savrulmasının ve karşı şeride geçerek şarampole yuvarlanmasının normal bir durum olduğunu bu nedenle kendi şeridinde normal süratle seyreden kazanın oluşunu önlemek bakımından alabileceği tedbir bulunmayan sürücü …’un atfı kabil bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre kaskolu aracın sürücüsünün hızlı seyrettiği hakkında bir delil mevcut değildir. Aynı olayla ilgili hazırlık soruşturması sırasında alınan 28.6.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile eldeki dosyada alınan 16.9.2008 tarihli raporlar arasında kusur yönünden çelişki bulunmaktadır. Kaldı ki çelişki nedeniyle 3.bilirkişi kurulu raporu alınması cihetine gidilmiş olup … bilirkişi kurulundan alınan 15.12.2009 tarihli rapor kusur yönünden oluşa, dosya kapsamına uygun olup gerekçeli ve denetime elverişlidir. Diğer raporların irdelemesi de bu raporda yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece kusur ve hasar hususunda oluşa uygun bulunan 15.12.2009 tarihli İTÜ bilirkişi kurulundan alınan rapora göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davacıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu bulunduğu diğer raporların hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de davalı taraf aracı ticari nitelikteki kamyon vasfında araçlardan olup davacı vekili dava dilekçesinde tazminatın ticari (avans) faizi ile tahsilini talep etmesine göre, ticari (avans) faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yasal faize karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.