YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13207
KARAR NO : 2013/16002
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.11.2013 Salı günü davalı … vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … geldi. Davacı ve davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlu davalının kendisine ait şirket paylarını davalı …’e sattığını onunda diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasındaki yakın ilişki nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … vekili, … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde borçlu davalı …’ın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile kendisine ait şirket paylarını 3. kişi konumundaki davalı …’e sattığını, onun da diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptali ile kendilerine cebri icra yapma yetkisi verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında 12.07.2012 tarihli celsede ise davacı vekili “eski beyanlarımızı tekrarlıyoruz davalı … dava dışı Zet Organik Şirketindeki hisselerini diğer davalıya alacaklıdan mal kaçırmak maksadı ile devretmiştir bunun iptalini istiyoruz ayrıca asıl borçlu … hissesini …’e satmış olup, …’de bu hisseleri elinden çıkartarak diğer davalı …’ın kızı …’a sattığından davamızı tazminat davasına dönüştürerek tazminata hükmedilmesini istiyoruz” şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece gerekçeli kararın gerekçe kısmında tasarrufun iptalini gerektirecek şekilde gerekçe yazılmış ancak hüküm fıkrasında ise 4. kişi konumunda olan ve dava konusu şirket hisselerini elinde bulunduran davalı … 990.000.00 TL tazminata mahkum edilmiştir. İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda davacı vekili 12.07.2012 tarihinde davalarını tazminata dönüştürdüklerini beyan etmiş ise de bu beyanda tazminatın kimden alınması gerektiği hususunda yeterli açıklık bulunmamakta, şayet 4. kişi yönünden tazminat istenilmekte ise dava ve tasarruf konusu şirket hisseleri halen davalı …’ın elinde olmakla bu talebin hukuki dayanağının gösterilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinden tazminat talepleri olup olmadığının sorulması, varsa kimden tazminat talep ettiklerinin açıklattırılması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış ve çelişkili değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar … vekili, … vekili ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’a geri verilmesine 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.