YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9220
KARAR NO : 2012/2906
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı olan ve davalının işleteni olduğu aracın alkollü sürücü idaresinde iken park halindeki araca çarparak hasara neden olduğunu, trafik sigorta poliçesi gereğince karşı aracın sigorta şirketine ödeme yapıldığını, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 4.981,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, sürücünün alkollü olması halinde dahi, olayda alkol ölçümü yapılmadığından ve alkolün yasal sınırlar içinde olup olmadığı anlaşılamadığından davanın reddine, sürücünün alkollü olduğu ve sürücü değişikliği yapıldığı hakkındaki iddialar yönünden Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı tarafından zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalısından rücuen tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, “sigortacı, poliçede tamımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet
vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı genel şartların A/3 maddesinde ” teminat dışında kalan haller”, B/1 maddesinde “rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri”, B/3 maddesinde ” sigortacının halefiyeti”, ve B/4 maddesinde ise “zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı” hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin … Genel Şartlarının A.3.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, … Genel Şartlarına ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olaya bakıldığında; davacı kazaya karışan asıl sürücünün alkollü olduğu, buna göre olayda sürücü değişikliği yapıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Olaya ilişkin Kaza Tespit Tutanağı da asıl sürücünün alkollü olduğu ve sürücü değişikliği yapıldığı gözlem ve kanaati belirtilerek düzenlenmiş, yargılama sırasında tanık sıfatıyla dinlenen tutanak imzacıları ifadelerinde asıl sürücü olarak iddia edilen kişinin alkollü olduğunu belirtmişlerdir.
Öte yandan, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı … şirketinin suç duyurusu üzerine, dava konusu trafik kazası nedeniyle, şüpheliler hakkında “Yalan Tanıklık ve Suç Üstlenme” suçları nedeniyle Sincan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/597 Esas sayılı dosyasından Kamu Davası açılmış olduğu görülmektedir.
Borçlar Kanunun 53.maddesi uyarıca; kural olarak, hukuk mahkemesi hakimi, ceza mahkemesi kararları ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinin maddi vakıaların tespitine dair kararı hukuk hakimini bağlar.
O halde; mahkemece, anılan ceza davası neticesinin beklenmesi, ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaya göre ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, olayda kazadan sonra sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, sonuç olarak ve yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davacı … şirketinin kendi sigortalısına rücu hakkının bulunup bulunmadığı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.